Zeytinburnu Demirciler Sitesi’nin yüksek fabrika bacalarına ve ağır nakliye tırlarının geçtiği taş sokaklara kış akşamının dondurucu poyrazı çökerken, semtteki meslek lisesinin çıkış zili gürültüyle yankılandı. On altı yaşındaki Pelin, okul ceketini çıkarıp çabucak sırt çantasına koydu ve kalın kaşkoluna sarındı. Sınıf arkadaşlarının tramvay durağına doğru yürürken akşam planları yapmasını tebessümle reddederek, adımlarını pamuk tozu, sentetik elyaf ve makine yağı kokan sanayi alanından aşağıya çevirdi.
Pelin, endüstriyel dokuma ustası olan babasının yüksek hızlı bobin aktarma makinesine kolunu kaptırması sonucu ağır yaralanıp çalışamaz hale gelmesi üzerine sekiz ay önce ailenin tek geçim kaynağı haline gelmişti. Dört nüfuslu evin kirası ve babasının her ay tekrarlanan fizik tedavi masrafları bu genç kızın omuzlarındaydı. Lise eğitimini aksatmadan akşamları bu itfaiyeci kıyafetleri ve teknik askerî tekstil için yüksek mukavemetli yakmaz elyaf iplikler üreten fabrikada çapak alma, fırınlı fikse kontrolü ve palet ambalaj işçisi olarak çalışıyordu.
Atölye; devasa dokuma tezgahlarının derinden gelen ritmik gümleme sesi, havalı iplik büküm neşterlerinin tiz vızıltısı, sıcak fikse buharı ve yağ kokusuyla kaplı devasa bir yerdi. Görevi; üç yüz derece sıcaklıktaki fikse fırınından çıkan ağır sanayi bobinlerinin kenarlarındaki sentetik çapakları pnömatik neşterle temizlemek, dijital mikrometre ile iplik numarası ve büküm toleransını doğrulamak ve hazır olan devasa bobinleri ahşap paletlere istifleyip çelik çemberle bağlamaktı. Saatlerce sıcak fikse fırınının karşısında durmaktan yüzü kızarır, zımpara ve neşter tutmaktan parmak boğumları titrer ve ince elyaf tozu genzini yakarak gözlerini sızlatırdı.
Pelin’in tek hayali, İstanbul Teknik Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü’nü kazanarak kurşun geçirmez ve yanmaz nano-akıllı kumaşlar geliştiren uzman bir mühendis olmaktı. Ambalaj tezgahının karşısındaki beton kolona Kimya ve Fizik özet kartlarını asmıştı. Bir yandan iki eliyle ağır iplik bobinlerinin kenarlarını temizlerken, gözleriyle duvardaki polimer kimyası, organik reaksiyonlar ve analitik geometri denklemlerini takip eder, zihninden işlemleri yapmaya çalışırdı. Dokuma tezgahlarının çıkardığı ritmik gürültüyü zihnini odaklamak için bir tempoya dönüştürmüştü.
O gece, Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’na yetiştirilmesi gereken beş yüz adetlik özel yanmaz kumaş bobin setinin son kontrolü, çapak temizliği ve paletlenmesi acilen bitirilmek zorundaydı. Atölye sorumlusu rahatsızlanıp erken ayrılınca tüm yük Pelin’e kaldı. Saatlerce elyaf tozu ve buhar kokusunun ortasında parçaları tek tek kontrol etti, çapaklarını sıyırdı ve ahşap paletlere istifledi. Gece saat yarımı gösterdiğinde ambalajlama ancak bitti. Üstü başı pamuk tozu ve dokuma yağı kokar halde fabrikayı kilitledi. Zeytinburnu tramvay durağına doğru yürürken esen soğuk poyraz yüzüne çarptı; ama Pelin, bu koca şehrin zorluklarına rağmen kendi kaderini çelik bir iradeyle şekillendirdiğini çok iyi biliordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.