Moda Sahili’nden yükselen sert poyraz rüzgârı tarihi tramvay caddesinin taş sokaklarına çarpıp Beyoğlu’na doğru yayılırken, Kadıköy’deki anadolu lisesinin son ders zili çaldı. On yedi yaşındaki Tuğba, okul kabanının düğmelerini çene altına kadar sıkıca ilikleyip sırt çantasının askılarını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Bahariye Caddesi’ndeki kafelerde sohbet etmek üzere yürümesine katılmayarak, adımlarını Moda Yokuşu’ndaki üç katlı, restore edilmiş tarihi bir taş konağın ikinci katında yer alan çevre hukuku ve akredite emisyon danışmanlık acentesine doğru hızlandırdı.
Tuğba, sekiz ay önce babasını Boğaziçi Köprüsü’nün alt ayaklarındaki bakım iskelesinde meydana gelen bir malzeme kırılması kazasında kaybettikten sonra yatağa bağımlı babaannesi ve ortaokula giden küçük kardeşinin tüm geçim yükünü üstlenmişti. Evin birikmiş kirasını ödemek ve babaannesinin her ay katlanan medikal bakım harcamalarını karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve uluslararası karbon emisyon beyan kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Büro; taze filtre kahve, eski arşiv evrakları, yeşil enerji tescil belgesi örnekleri ve yüksek hızlı scanner cihazlarının ritmik vızıltısıyla kaplı son derece disiplinli ve yüksek tempolu bir mekândı. Tuğba’nın görevi; Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamasında sanayi kuruluşlarından gelen emisyon analiz raporlarını sisteme işlemek, yeşil enerji sertifika dosyalarını kodlarına göre klasörlemek, gelen diplomatik kuryeleri karşılayarak gizlilik dereceli çevre denetim raporlarını teslimat kütüğüne kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında fabrika sertifika kodlarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve ağır hukuki içtihat klasörlerini üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Tuğba’nın en büyük arzusu ise İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanıp uluslararası iklim hukuku ve çevre hakları alanında uzman bir avukat olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Eşit Ağırlık özet kartlarını ve Türk Borçlar Hukuku ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki Türkçe paragraf, mantık ve matematik sorularını zihninden çözüyordu. Arkadaşları evlerinde rahatça test çözerken, o, klavye tıkırtıları ve kâğıt tozlarının ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na sunulacak doksan parçalık Acil Sanayi Karbon Ayak İzi Denetim Dosyası’nın taranması, numaralandırılması ve uluslararası portala yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir duruşma takibi için mahkemeye gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Tuğba’nın omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Konağın ağır ahşap kapısını kilitleyip Kadıköy İskelesi’ne doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.