Kazlıçeşme sahilindeki tarihi fidanlıkların ve beton surların arasından Marmara Denizi’ne doğru esen dondurucu kasım rüzgârı, sahil kordonundaki kurumuş çınar yapraklarını ve tren raylarının çevresindeki tozu savururken, Bakırköy’deki bir Anadolu lisesinin son ders zili gürültüyle çaldı. On yedi yaşındaki Yeşim, okul ceketinin üzerine giydiği lacivert kaşe montun düğmelerini sıkıca ilikleyip ağır sırt çantasının askılarını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Bakırköy Meydanı’ndaki kafelere gidip sıcak salep içme davetlerini nezaketle geri çevirerek, adımlarını Kazlıçeşme Marmaray İstasyonu yakınında yer alan, restore edilmiş XIX. yüzyıldan kalma iki katlı taş bir binadaki uluslararası tekstil biyo-sertifikasyon ve sürdürülebilir lif akreditasyon acentesine doğru hızlandırdı.
Yeşim, sekiz ay önce babasını Ambarlı Limanı’nda tekstil konteynerlerinin yüklenmesi sırasında vites kutusu kilitlenen bir forklifttin altında kalması sonucu meydana gelen talihsiz kazada kaybettikten sonra kronik böbrek hastası annesi ve ilkokula giden küçük erkek kardeşinin tüm geçim yükünü üstlenmişti. Telsiz Mahallesi’nin dik ve rutubetli sokaklarından birindeki tek odalı kiralık dairenin masraflarını ödemek, annesinin her ay yenilenen diyaliz ve özel reçeteli medikal ilaç giderlerini karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve uluslararası organik kumaş kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Büro; taze filtre kahve, organik pamuk kokusu, boyarmadde analiz tüpleri, lif numune ruloları ve yüksek hızlı tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı son derece vakur, kurumsal ama yüksek tempolu bir mekândı. Yeşim’in görevi; Milano ve Cenevre merkezli tekstil ekolojisi enstitülerinden gelen geri dönüştürülmüş iplik ve biyo-polimer analiz raporlarını sisteme işlemek, Ticaret Bakanlığı uluslararası ihracat onay dosyalarını kodlarına göre klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşırayarak lif esneklik katsayısı ve organik sertifika verilerini teslimat defterine kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında iplik büküm oranlarını, kimyasal saflık yüzdelerini ve uluslararası GOTS tescil numaralarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev kumaş numune klasörlerini üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Yeşim’in en büyük arzusu ise İstanbul Teknik Üniversitesi Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü’nü kazanıp doğaya zarar vermeyen akıllı lifler ve sürdürülebilir nano-kumaşlar geliştiren uzman bir mühendis olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Sayısal özet kartlarını ve Kimya-Matematik ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki organik kimya, türev ve integral sorularını zihninden çözüyordu. Arkadaşları evlerinde rahatça test çözerken, o, klavye tıkırtıları ve dev lif sertifika paftalarının ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, İtalya’ya ihraç edilecek sürdürülebilir bir giyim koleksiyonu için Floransa’daki Uluslararası Moda ve Tekstil Konseyi’ne gönderilecek yetmiş beş parçalık Acil Organik Lif ve Biyo-Sertifikasyon Dosyası’nın taranması, numaralandırılması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir numune denetimi için Çorlu fabrikalar bölgesine gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Yeşim’in omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Taş binanın ağır ahşap kapısını kilitleyip Kazlıçeşme Marmaray Durağı’na doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.