Başakşehir İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nin yüksek imalat blokları ve ağır nakliye kamyonlarının geçtiği geniş caddeleri üzerine kış akşamının dondurucu poyrazı çökerken, semtteki teknik lisenin çıkış zili gürültüyle yankılandı. On altı yaşındaki Melis, okul ceketini çıkarıp çabucak sırt çantasına koydu ve kalın kaşkoluna sarındı. Sınıf arkadaşlarının otobüs durağına doğru yürürken akşam planları yapmasını tebessümle reddederek, adımlarını sıcak polimer dumanı, erimiş hammadde ve soğutma sıvısı kokan sanayi alanından aşağıya çevirdi.
Melis, plastik enjeksiyon ustası olan babasının yüksek basınçlı kalıp presinin patlaması sonucu ağır yaralanıp felç kalması üzerine yedi ay önce ailenin tek geçim kaynağı haline gelmişti. Dört nüfuslu evin kirası ve babasının her ay tekrarlanan medikal tedavi masrafları bu genç kızın omuzlarındaydı. Lise eğitimini aksatmadan akşamları bu cerrahi müdahale kitleri ve steril medikal malzemeler üreten fabrikada çapak alma, fırınlı sterilizasyon takibi ve palet ambalaj işçisi olarak çalışıyordu.
Atölye; yüksek tonajlı enjeksiyon preslerinin derinden gelen vuruntu sesi, havalı çapak neşterlerinin tiz vızıltısı, erimmiş polimerik hammadde ve makine yağı kokusuyla kaplı devasa bir yerdi. Görevi; iki yüz derece sıcaklıktaki kalıplardan çıkan şeffaf medikal parçaların kenarlarındaki polimer çapaklarını ince cerrahi bıçakla temizlemek, hassas dijital kumpasla parça toleransını ölçmek ve hazır olan ürünleri steril kolilere koyup ahşap paletlere istifleyerek çelik çemberle bağlamaktı. Saatlerce sıcak preslerin karşısında durmaktan yüzü kızarır, çapak bıçağını tutmaktan parmak boğumları titrer ve sıcak plastik kokusu genzini yakarak gözlerini sızlatırdı.
Melis’in tek hayali, Yıldız Teknik Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü’nü kazanarak yapay organlar ve ileri teknoloji cerrahi malzemeler tasarlayan uzman bir mühendis olmaktı. Ambalaj ve çapak tezgahının karşısındaki beton kolona Biyoloji-2 ve Fizik özet kartlarını asmıştı. Bir yandan iki eliyle sıcak medikal parçanın çapaklarını temizlerken, gözleriyle duvardaki biyomateryal mekaniği, dalga hareketleri ve analitik geometri denklemlerini takip eder, zihninden soruları çözmeye çalışırdı. Preslerin çıkardığı ritmik gürültüyü zihnini odaklamak için bir tempoya dönüştürmüştü.
O gece, İkitelli’deki bir şehir hastanesine yetiştirilmesi gereken iki bin adetlik steril solunum devresi setinin son kontrolü, çapak temizliği ve ambalajlanması acilen bitirilmek zorundaydı. Atölye sorumlusu rahatsızlanıp erken ayrılınca tüm yük Melis’e kaldı. Saatlerce duman ve sıcak plastik kokusunun ortasında parçaları tek tek kontrol etti, çapaklarını sıyırdı ve kolileyerek ahşap paletlere istifledi. Gece saat yarımı gösterdiğinde ambalajlama ancak bitti. Üstü başı polimer tozu ve sanayi yağı kokar halde fabrikayı kilitledi. İkitelli metro durağına doğru yürürken esen soğuk poyraz yüzüne çarptı; ama Melis, bu koca şehrin zorluklarına rağmen kendi kaderini çelik bir iradeyle şekillendirdiğini çok iyi biliyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.