Galata Kulesi’nin gölgesinden Karaköy Rıhtımı’na doğru süzülen dondurucu kasım rüzgârı, Haliç’ten yükselen tuzlu serpintiyi tarihi hanların dökülen taş duvarlarına savururken, Beyoğlu’ndaki bir Anadolu lisesinin son ders zili gürültüyle çaldı. On yedi yaşındaki Nihal, okul ceketinin üzerine giydiği lacivert kaşe montun düğmelerini ilikleyip ağır sırt çantasının askılarını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Fransız Geçidi’ndeki şirin kafelerde oturup sıcak salep içme davetlerini nezaketle geri çevirerek, adımlarını Rıhtım Caddesi üzerinde yer alan, XIX. yüzyıldan kalma üç katlı tarihi bir taş binadaki uluslararası liman mimarisi ve tarihi vinç restorasyon acentesine doğru hızlandırdı.
Nihal, yedi ay önce babasını Haydarpaşa Limanı’ndaki tarihi bir buhar vinçğinin dişli mekanizması bakımı sırasında meydana gelen talihsiz bir teknik kazada kaybettikten sonra, kronik böbrek rahatsızlığı çeken annesi ve ortaokula giden küçük erkek kardeşinin geçim yükünü sırtlanmıştı. Tophane’nin dik ve nemli sokaklarından birindeki bodrum kat kiralık dairenin masraflarını ödemek, annesinin haftalık diyaliz giderleri ile kardeşinin okul masraflarını karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve liman arşiv tescil kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Büro; eskitme liman paftalarının kokusu, döküm demir koruyucu yağlar, pas sökücü kimyasallar ve yüksek hızlı geniş format tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı kurumsal, vakur ama yüksek tempolu bir mekândı. Nihal’in görevi; Hamburg me Rotterdam merkezli denizcilik mirası kurumlarından gelen XVIII. yüzyıl Osmanlı liman ve fener yapıları analiz raporlarını sisteme işlemek, Kültür Varlıkları Koruma Kurulu onay dosyalarını kodlarına göre klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak perçin korozyon ve demir mukavemet test belgelerini teslimat defterine kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında kilonewton cinsinden yük katsayılarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev rulo pafta klasörlerini üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Nihal’in en büyük arzusu ise İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nü kazanıp İstanbul’un tarihi limanlarını ve kıyı yapılarını restore eden uzman bir yapı mühendisi olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Sayısal özet kartlarını ve Fizik-Matematik ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki vektör analizi, türev me statik denklemlerini zihninden çözüyordu. Arkadaşları evlerinde rahatça test çözerken, o, klavye tıkırtıları me dev liman paftalarının ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, Karaköy ve Salıpazarı rıhtımındaki üç tarihi döküm vinç projesi için Hamburg’daki Uluslararası Liman Mirası Konseyi’ne gönderilecek yetmiş beş parçalık Acil Akreditasyon Dosyası’nın taranması, numaralandırılması me e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir numune tespiti için Ahırkapı sahasına gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama me arşiv yükleme işi Nihal’in omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Taş binanın ağır demir kapısını kilitleyip Karaköy Tramvay Durağı’na doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.