Hande, Çatalca’nın kuzeyindeki İnceğiz Mağaraları’nın kireç taşı kayalıklarında, vadiden yükselen sisin ve buz gibi sonbahar rüzgârının ortasında portatif lazer taranama cihazının sehpasını sabitlemeye çalışıyordu. İstanbul Üniversitesi Arkeometri Bölümü’nden dereceyle mezun olduktan sonra, 5. yüzyıldan kalma kaya oyması monastik yerleşimlerin oda tonozlarındaki mikro-çatlak sızmalarını ve yüzey ufalanmalarını inceleyen bir saha araştırmasına katılmıştı. Ancak kazı ve belgeleme bütçesini sağlayan özel sponsor şirket, ortaklar arasındaki hisse devri krizleri yüzünden projeden çekildiğini bildirdi ve araştırma ekibinin iki aylık konaklama ve saha harcırahlarını ödemeden iletişimi kesti. Hande, aylardır tuttuğu kayaç aşınma indeksleri ve fotogrametri haritalarıyla Çatalca ovasının ortasında yalnız kaldı; ayrıca kiraladığı optik lazer tarayıcının ve yüksek çözünürlüklü spektral kameraların senetleri kişisel borcu olarak üzerine yıkıldı.
Kasım ayının yağmurlu bir akşamüstü, İnceğiz Köyü’ndeki eski otobüs durağında beklerken cebinde yalnızca birkaç lira kalmıştı. Çatalca merkezde kiraladığı küçük oda, ödenmeyen kira yüzünden ev sahibi tarafından kilitlenmiş ve Hande’nin arazi ekipmanları dışındaki kişisel eşyaları sokağa çıkarılmıştı. Islak beton bankın üzerine oturan Hande, çantasından çizim kılıfını ve teknik defterini çıkardı. Fenerinin cılız ışığında, kayalardaki kılcal nem kılcallaşma hatlarını ve kalker ufalanma derinliklerini milimetrik kâğıda aktarmaya başladı. Kurşun kalemin kâğıda dokunuşu, içindeki çaresizliği mesleki bir kararlılığa dönüştürüyordu. O sırada vadideki tarihi alanlarda saha incelemesi yapan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Taş Eserler Koruma Grubu baş uzmanı, fırtınaya rağmen durakta milimetrik taş deformasyon haritası çıkaran Hande’yi fark etti. Çalışmanın niteliğinden ve analitik derinliğinden etkilenen yetkili, Hande’ye Trakya Bölgesi Kaya Oyma Yapıları ve Koruma Projesi’nde baş saha koordinatörlüğü görevini teklif etti.
Beykoz Anadolukavağı Yoros Kalesi Lerzan Sokağı’nda Ceneviz Surları ve Taş Derz Erozyon Atlası
Lale için İstanbul, Boğaz’ın Karadeniz’e açıldığı en kuzey uçta, Anadolukavağı’nın tepesindeki Yoros Kalesi’nin asırlık taş surlarından, poyrazın getirdiği tuzlu deniz kokusundan ve tepeden süzülen martı çığlıklarından ibaretti. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Taş Konservasyonu yüksek lisans mezunuydu; 14. yüzyıl Ceneviz dönemi sur duvarlarındaki kireç harcı erimelerini ve kule kütlelerindeki kayma açılarını inceleyen bağımsız bir kentsel miras projesinde saha mühendisi olarak görev alıyordu. Ancak projeyi yürüten uluslararası vakıf, yönetim kurulunun bütçe daraltma kararı doğrultusunda saha çalışmalarını aniden durdurdu. Lale’nin sekiz aydır kale kulelerinden topladığı derz ayrışma ve taş aşınma verileri kilitli şantiye konteynerinde kaldı; üstelik dijital topoğrafya ölçüm cihazının kiralama bedeli Lale’nin zimmetine yazıldı.
Gece yarısı Anadolukavağı İskelesi’nin köpüren dalgalarla sarsılan ıslak rıhtımında, teknik çantasının üzerine oturmuş Boğaz’ın kapkara sularına bakıyordu. Köyde kaldığı pansiyonun odasını boşaltmak zorunda kaldığı için tek seçeneği sabah Beykoz’a gidecek ilk otobüsü beklemekti. Cebinde sadece bir gün yetecek fırın parası vardı. Islak rüzgâra aldırış etmeden çantasından analiz defterini ve el fenerini çıkardı.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.