Esenyurt Kıraç Organize Sanayi Bölgesi’nin devasa imalat hangarlarına, hassas 5 eksenli CNC torna tezgahlarının tazyikli sesine ve TEM otoyolu bağlantısından geçen ağır nakliye tırlarının gürültüsüne kış akşamüstü çökerken, Avcılar’daki bir meslek lisesinin çıkış zili gürültüyle yankılandı. On altı yaşındaki Ceyda, okul ceketini çıkarıp çabucak sırt çantasına koydu ve kalın yün atkısını boynuna doladı. Sınıf arkadaşlarının metrobüs duraklarına doğru yürürken yaptığı hafta sonu planlarını tebessümle geçiştirerek, adımlarını kesme yağı, titanyum tozu ve soğutma sıvısı kokan sanayi tesisine doğru çevirdi.
Ceyda, CNC torna ustası olan babasının yüksek basınçlı hidrolik yağ haznesinde meydana gelen valf patlaması sonucu ağır yaralanıp iki elinde ileri derece doku kaybı ve işitme kaybı yaşaması üzerine yedi ay önce ailenin tek geçim direği haline gelmişti. Esenyurt’taki mütevazı evin kirası ve babasının haftalık cerrahi kontrol ile fizik tedavi harcamaları bu genç kızın omzundaydı. Lise eğitimini aksatmadan akşamları ortopedik ameliyatlar için titanyum omurga plakaları ve kalça eklem protezleri üreten bu fabrikada çapak alma, mikronluk tolerans kontrolü ve steril ambalaj işçisi olarak çalışıyordu.
Atölye; devasa hassas işleme merkezlerinin derinden gelen ritmik gümleme sesi, havalı çapak neşterlerinin tiz vızıltısı, soğutma sıvısı dumanı ve ağır metal kokusuyla kaplı devasa bir yerdi. Görevi; iki yüz elli derece sıcaklıktaki ısıl işlem fırınından çıkan titanyum kemik vidalarının ve plakaların kenarlarındaki mikro çapakları pnömatik elmas neşterle temizlemek, dijital mikrometre ile yüzey pürüzsüzlük toleransını doğrulamak ve hazır olan hassas tıbbi parçaları vakumlu steril kutulara istifleyip çemberlemekti. Saatlerce büyüteç karşısında durmaktan yüzü kızarır, neşter tutmaktan parmak boğumları titrer ve metal buharı genzini yakarak gözlerini sızlatırdı.
Ceyda’nın tek hayali, Yıldız Teknik Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü’nü kazanarak insan vücuduyla tam uyumlu biyo-malzemeler ve akıllı protezler geliştiren uzman bir araştırmacı olmaktı. Ambalaj tezgahının karşısındaki beton kolona Fizik ve Kimya özet kartlarını asmıştı. Bir yandan iki eliyle titanyum parçaların çapaklarını temizlerken, gözleriyle duvardaki metalürji esasları, hücresel uyum formülleri ve analitik geometri denklemlerini takip eder, zihninden işlemleri yapmaya çalışırdı. CNC tezgahlarının çıkardığı ritmik gürültüyü zihnini odaklamak için bir tempoya dönüştürmüştü.
O gece, Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilecek üç yüz adetlik acil omurga protez setinin son kontrolü, mikro çapak temizliği ve steril ambalajlanması acilen bitirilmek zorundaydı. Atölye sorumlusu rahatsızlanıp erken ayrılınca tüm yük Ceyda’ya kaldı. Saatlerce kimyasal duman ve titanyum tozunun ortasında parçaları tek tek kontrol etti, çapaklarını sıyırdı ve özel steril kutulara istifledi. Gece saat yarımı gösterdiğinde ambalajlama ancak bitti. Üstü başı metal tozu ve ağır fabrika kokar halde binayı kilitledi. Esenyurt metrobüs durağına doğru yürürken esen soğuk poyraz yüzüne çarptı; ama Ceyda, bu koca şehrin zorluklarına rağmen kendi kaderini çelik bir iradeyle şekillendirdiğini çok iyi biliyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.